Üçlü Kriz

Marx, devrimlerin dünya tarihinin lokomotifi olduğunu söylemişti. Ama belki de başka türlüdür. Belki de devrimler bu trendeki yolcuların -insan ırkı olarak adlandırılan- imdat frenine basma girişimidir.

Walter Benjamin, 1940, “Tarih Kavramı Üzerine”[1]

Alman Marksist Walter Benjamin’in stalinizmden hayal kırıklığına uğraması ve Nazi rejiminin pençelerinden kaçma çabası ile intiharı arasında 1940’ta yazılmış bu sözlerinin devrimci solun stratejilerini belirlemek için her zaman aşırı karamsar olduğunu düşünmüşümdür. Yine de 80 yıl sonra bile insanlığın kayda değer bir azınlığında kapitalizmin uçuruma yuvarlandığı -ve bizi de beraberinde sürüklediği- hissi var.

Neyse ki bu his yalnızca çaresizliğe değil aynı zamanda isyana da yol açabiliyor. Bunun en açık göstergesi 25 Mayıs’ta Minneapolis’te öldürülen siyahi bir Amerikalı olan George Floyd’un polis tarafından katledilmesine olan tepki. Boynu 8 dakika 46 saniye boyunca bir polis memurunun dizleri altında ezildi. Kitlesel toplanmaları engelleyen küresel salgına rağmen ABD’de 806 kasaba ve şehirde protestolar patlak verdi. Yeniden dirilen Siyah Hayatlar Değerlidir (Black Lives Matter) hareketinin boyutu, cinayet sonrası on günde 10 binin üzerindeki tutuklama sayısına yansımaktadır.[2] Hareket doğrudan ırkçılığa maruz kalanların ötesine uzanıyor. ABD’deki üç protestoya ait ilk veriler katılımcıların yarısından biraz fazlasının beyaz olduğunu ortaya koyuyor. Destek, azınlık nüfusta yoğunlaşsa da beyaz Amerikalıların %60’ı hareketi destekliyor.[3] Bu, başarılar elde eden de bir hareket; özellikle cinayete karışmış polis memurları hakkında kavuşturma açılması ve polis departmanının “ödeneklerinin kesilmesi” talepleriyle. Ödeneklerin kesilmesi çağrısı daha ılımlı politik figürler tarafından polis reformu ya da polis bütçesinde kesinti olarak yeniden yorumlansa da protestocular arasındaki duygu ABD solunun eskiden beri süregelen polisin ve hapishane sisteminin lağvedilmesi taleplerine daha yakın.[4]

Neden George Floyd’un öldürülmesi böylesi bir öfkeyi –sadece ABD’de değil, 67 ülkede gerçekleşen protestolarla küresel düzeyde- açığa çıkarttı ? Her ne kadar bu ölüm özellikle korkunç olsa da –ve kamerada yakalansa da- geçen yıl ABD polisinin ellerinde 1000’in üzerinde ölüm gerçekleşti ve siyahların ölme oranı beyazlardan 3 kat daha fazla. İsyan kısmen ABD’de tahmini 27 milyon insanın (nüfusun yüzde 8’inin) 2017’den beri protesto ettiği Donald Trump’a karşı oluşan korku ve tiksinmeyi yansıtıyor.[5] Üstelik Trump bilinçli olarak ırksal gerilimi artırıyor. Dibe vuran bir ekonomi ve Covid-19’u kötü idare etmenin korkunç sonuçlarıyla karşı karşıya kalan Trump, bu sonbahar gerçekleşecek başkanlık seçimleri öncesi 2016 oyun kitabına geri dönüyor: Irkçılık ve milliyetçiliğe başvurarak taraftar toplama. ABD’de kölelikten kurtuluşun kutlandığı bir gün olan Juneteenth gününde (19 Haziran) Tulsa’da bir miting planlamasının başka bir açıklaması yok. Tulsa 1921’de siyahların alçakça katledildiği yerdi. Görevlendirilmiş bir beyaz çete uçak ve taramalı tüfek kullanarak 300’den fazla kişiyi öldürdü ve binlerce kişiyi evlerinde yaktı.[6] Etkinlikte miting, katılımcıların Trump’ın “sol-kanat radikalleri” ve “Kung gribi” olarak adlandırdığı “Çin virüsü”nü kötülediği ve yetkililere raporlanmış vakaların sayısını azaltmak için Covid-19 testlerini yavaşlatmalarını emrettiği iddiasını dinleyebilecekleri 20 Haziran’a kadar ertelendi.[7]

Ancak mücadelenin ölçeği, militanlığı ve küresel genişliği sadece Trump’a olan kuvvetli tepkiyi ve polisin ırkçılığına karşı birikmiş öfkeyi yansıtmıyor; aynı zamanda kapitalizmin istikrarını aşındıran daha genel bir kriz hissini de yansıtıyor. Şahit olduğumuz şey büyük ihtimalle dış hatları önümüzdeki dönem sistemkarşıtı hareketleri biçimlendirecek olan sistemin bir “üçlü krizi”.

Birinci Kriz: Pandemi

Bu krizin ilk boyutu Covid-19. International Socialism’in bir önceki sayısında yazdığım gibi “bu boyuttaki bir pandemi kapitalizmin önceden var olan fay hatlarını derinleştirir”.[8] Bu fay hatları arasındaki anahtar, iç içe geçen ırk ve sınıf kategorileridir. Yaş ve sağlık durumundan sonra ırk ve sınıf, kimin yaşayacağı ve kimin öleceği konusunda temel belirleyicilerdir. Sınıf karakteri Britanya Ulusal İstatistik Ofisi’nin (British Office for National Statistics – ONS) iş gücünün en yoksul üçte ikisinin dörtte üçünden fazlasının koronavirüse yüksek veya orta derecede maruz kaldığı kabul edilen mesleklerde bulunduğunu gösteren analizlerinde açıktır. İşgücünün en zengin beşte biri için bu yarıdan daha aza düşüyor.[9]

Irksal boyutu da giderek daha açık hale geliyor. Gary Younge’ın yazdığı gibi: “‘Nefes alamıyorum’ sloganında -George Floyd’un polis memuru boğazına dizleriyle bastırırken son sözleri arasında- devlet şiddetinin en sert formları ile salgın hastalarının daha sıradan sıkıntıları arasında birleştirici bir doku var”.[10] Yaş ayarlaması yapılan ABD verileri, siyahların Covid-19’dan ölme ihtimalinin beyazlara göre 3,6 kat, Hispanik/Latin kökenli (Latinx) olanların ise 2,5 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.[11]

Benzer biçimde bir ONS raporu, yine yaş ayarlaması yapıldığında İngiltere ve Galler’de siyahların Covid-19’dan ölme ihtimalinin beyazlardan 4 kat daha fazla olduğuna, Bangladeş ve Pakistan kökenlilerin ise kabaca 3,5 kat daha fazla olduğuna işaret ediyor. Bu rakamlar “bölge, kırsal ve şehirsel sınıflandırma, bölgesel yoksunluk, hane kompozisyonu, sosyo-ekonomik durum, eğitim durumu, hanehalkı tasarrufu ve sağlık durumu veya engelli olmaya” göre de ayarlandığında farklar sert biçimde azalıyor. Yine de hem siyahlar hem de Bangladeş veya Pakistan kökenli olanların ölme ihtimali hala neredeyse iki kat.[12] NHS England (İngiltere Ulusal Sağlık Hizmeti) adına yürütülen daha geniş kapsamlı bir çalışma benzer sonuçlar gösterdi.[13] Başka bir deyişle azınlık gruplarının daha fazla acı çekmesinin başlıca nedeni yoksunluğa itilme eğilimi, aşırı kalabalık barınma, yoğun nüfuslu alanlar, ileri hat işler ve daha önceden kötü sağlık sorunu yaşamış olmaları. Bu pek çok beyaz işçi için de geçerli olsa da beyaz olmayan kökenden gelenler için orantısız bir durum söz konusu.

Covid-19 ölümleri için rezidüel “etnik ceza” konusunda spekülasyonlar yapılmakta ve bazıları genetik yatkınlığın iş başında olduğunu iddia etmekte. Bu reddedilemez; bazı hastalıklar belli grupları orantısız şekilde etkiler. Ancak bu tür açıklamalara başvurmadan önce mevcut çalışmalarda tam olarak yansıtılmamış başka faktörler var. Bunlar azınlıkların yönlendirildikleri işlerin daha hassas bir şekilde değerlendirilmesini içerir. ONS araştırması yazarlarının kendileri orantısız yükseklikte sayılarda Bangladeş ve Pakistan kökenli insanların şoför olarak ve ulaşımda çalıştıklarını belirtiyor.[14] Benzer biçimde ABD’li bir yazar nüfusun %13’ünü oluşturan siyahların “otobüs şoförlerinin %30’unu, tüm gıda sektörü çalışanlarının, hizmetlilerin, kasiyerlerin ve istifçilerin yaklaşık %20’sini temsil ediyor” olduklarına işaret etmektedir.[15] Bağışıklık sisteminin çalışmasını etkilediği bilinen ırksal baskı ile tetiklenen stres gibi daha soyut etkenleri de ekleyebiliriz.[16]

İkinci Kriz: Çöküş

Pandemi krizi şimdi ikinci bir krizle kaynaşmış durumda: Ekonomik kriz -International Soscialism’in bu sayısında Micheal Roberts tarafından tartışılıyor. İngiltere Merkez Bankası Britanya’nın 1706’dan bu yana en sert küçülmeyi yaşayacağını tahmin ediyor –300 yıl öncesi Britanya’sının büyük ölçüde tarımsal bir ülke olduğunu ve o yılki durgunluğun kötü hasatın sonucu ve İspanya Veraset Savaşı’nın etkisi olduğunu düşünürsek sonuç olarak anlamsız bir karşılaştırma.[17] Şimdiye kadar pandeminin acil sorunları ve hükümetin izin tasarısının iyileştirici etkisiyle kriz tartışması daralmanın daha hafif yaşandığı 2008-9’daki döneme göre daha sessiz gerçekleşti, ama artık belirginleşiyor. Gerçekten de izin tasarısı geri çekilirken bir anket, işverenlerin beşte birinin işçileri işten çıkarmayı planladığını gösteriyor.[18] ABD’de, bazı Avrupa ülkelerinde ve Küresel Güney’in çoğunda olduğu gibi işgücü piyasası işyerlerinin kapatılması riskine açık hale geldi. ABD’de işsizlik Nisan’da %14,7’ye çıktı, bu rakamlar en son Büyük Buhran’ın döneminde görülmüştü.

Üretim alanlarının kapatılması talepteki çöküşle birleşerek daralmayı tetikledi, ama tüm yeniliğine rağmen bu kriz kapitalizmin uzun dönemli durgunluk tarihinin bir parçasıdır[19] Kökleri savaş sonrası yıllardaki karlılığın 1970’lerde ve erken 1980’lerdeki krizler sırasında dibe vuran uzun düşüşünde yatmaktadır. Neoliberal politikalara yönelişle birlikte emeğin üzerindeki baskıyı sıkılaştırma girişimlerine finansın hızlı genişlemesi eşlik etti. Merkez ülkelerde kapitalizm, sürekli büyüme için krediye her zamankinden daha bağımlı hale geldi. Sistem ne zaman bocalasa krizler mali yardımlarla kurtarıldı. 2001’deki dot-com balonunun çöküşü ve 11 Eylül saldırıları tarafından tetiklenen durgunluğa yanıt olarak Amerikan Merkez Bankası faiz oranlarını düşürdü; bu, 2008-9 krizinin hızlanmasına yol açan emlak piyasasında yeni bir balon oluşmasına neden oldu. Bu kriz sırayla düşük ve negatif faiz oranlarıyla parasal gevşeme ve büyük kapitalist güçler tarafından tasarlanan bir dizi kurtarma ile karşılandı. Şu ana dek Çin bu kategorideydi ve bir yandan kredi genişlemesine izin verirken en büyük teşvik paketlerinden birini açtı.

Devlet-merkez bankası komplekslerinin böylesi eylemleri sistemi giderek daha kırılgan hale getirdi. Küresel Güney’in çoğunda büyük bir borç artışı var. Çin gibi büyük ekonomiler için bile manevra alanı azalıyor, ABD ve Britanya gibi ülkelerde çok sayıda zombi şirket sadece borçlarını ödeyerek hayatta kalabiliyorlar ve şimdi iflasla karşı karşıyalar. Dahası, devletler kendilerini tarihsel olarak düşük faiz oranları ve muazzam merkez bankası bilançoları olan bir dünyada buluyorlar. Krizi karşılamak için başka ne mühimmatları var? Sonuç; kurumsal bağışlar ve kredi garantilerinin yanı sıra yeni veya yenilenmiş parasal gevşeme programları sunan devletlerin ekonomiye doğrudan müdahalesi oldu. Verili durumda bu metotların krizin verdiği hasarın üstesinden gelecek yeterince güçlü bir iyileşme sağlaması pek de mümkün değil. İşe yaradıkları ölçüde daha fazla kırılganlık ve kredi bağımlılığı yaratarak gelecekte yeni krizlere yol açmaları muhtemel.

Devlet müdahalesinin ölçeği ilave iki uzun vadeli sorunu ortaya çıkarmakta. Birinci mesele devletin bu cömertliğini kimin karşılayacağı. 2008-9 krizi sonrası devletler ekonomiye müdahale ettikçe neolibaralizm ile bağın koparıldığını ve belki de keynesçiliğe dönüldüğünü müjdeleyen pek çok insan vardı; ama gerçekleşen sürekli ve acımasız kemer sıkma idi. Bu sefer James Meadway gibi yorumcular Britanya Başbakanı Boris Johnson’ın içgüdüsünün herhangi bir toparlanmayı engellemekten kaçınmak ve 2019 genel seçimlerinde eski İşçi Partisi merkezlerinden Muhafazakar Parti’ye kazanılan seçmenleri kaybetmemek için harcamaları artırmak olduğunu tartışıyor. Hazine yetkilileri de artık borç-GSYİH oranlarının kalıcı olarak daha yüksek olacağını kabul ediyor.[20] Yine de hükümetlerin harcamaları kısma baskısından kaçınmaları çok da kolay olmayabilir. Daily Telegraph’a sızdırılan bir hazine değerlendirmesi, maliye bakanı Rishi Sunak’ın seçenekleri arasında gelir vergisini artırma, emekliliğe saldırı, sağlık kesintileri ve kamu sektöründe yeni bir ücret dondurma uygulaması olduğunu belirtiyor.[21] Üniversiteler gibi bazı sektörlerin yeniden yapılandırılması listeye eklenebilir. Bu saldırıların, toparlanmanın Hazine’nin daha iyimser senaryolarının önerdiği şekilde gerçekleşmemesi durumunda olması muhtemeldir ve uzun vadeli yapısal açıklara yol açacaktır.

Dahası, sıkı sıkıya bütünleşmiş finansal sistemler dünyasında devletlerin borç aldığı tahvil piyasaları, hükümetlere borç seviyelerini kontrol etmek ve dolayısıyla borçlanma maliyetlerini düşürmek için birbirleriyle rekabet etmeleri için baskı uygulayabilir. Böylesi bir şey on yıl önce Euro bölgesi borç krizi sırasında yaşandı ve Avrupa Merkez Bankası’nın son raporlarında bunun yankıları var. Mayıs ayında Avrupa Merkez Bankası “kamu borç seviyelerindeki artışın … piyasa katılımcıları tarafından ülke riskinin yeniden değerlendirilmesini tetikleyebileceği ve daha savunmasız iktidarlar üzerindeki baskıları yeniden alevlendirebileceği” konusunda uyardı. Kamu finansmanın hali hazırda “sürdürülemez yolda” olduğunu ve uzun süreli küçülme halinde daha da kötüleşeceğini söyleyecek kadar ileri gitti.[22] Benzer biçimde ABD’de büyüme oranları belirgin biçimde faiz oranlarının altına düşerse veya hükümet düşük faiz oranlarına harcamaları artırarak ve vergileri keserek yanıt verirse borç krizi aniden ortaya çıkabilir.[23]

Bu ekonomik baskılar ikinci soruna yol açıyor: uygulamaya geçilen “Büyük Yeniden Açılış”ın . Britanya’da Mart 2020’de en nihayetinde uygulamaya konan karantina büyük bir rahatlama ile karşılandı. Nisan ayında yapılan bir anket Britanya’nın Kanada ile birlikte, virüs kontrol altına alınamaz ise işyerlerinin kapalı kalması fikrine en yüksek (%70) desteğe sahip olduğunu ortaya koydu.[24] Johnson’ın ekonomiyi yeniden açma ve sermayeye kar akışını yeniden sağlama yönündeki müteakip çabaları kamuoyu desteğini azalttı – Mart sonundaki yüzde 29’luk artış Haziran sonundaki yüzde 5’lik düşüşe dönüştü.[25] Johnson yönetiminin beceriksizliği ve ukalalığının sembolü baş danışmanı Dominic Cummings’in -elit karşıtı put kırıcılık kılıfına giydirilmiş teknokratik boş boğazlılık artık devletçilik sayılıyor- Covid yasakları ortasında Londra’dan İngiltere’nin kuzeydoğusundaki Durham’a araba ile seyahat ettiği ortaya çıktı.[26] Bir düzineden fazla piskoposun kınaması ve 45 Muhafazakâr milletvekili tarafından görevden alınması çağrısı dahil eleştiri yağmuruna rağmen Johnson, Cummings’i tuttu. Bu, Johnson’ın budalalağı hakkında Cummings’in dehasından çok daha fazlasını söylüyor. Cummings, Johnson’ın kabinesinin çekirdeği olan önde gelen Thatchercı Brexitçileri, tipik olarak daha fazla devlet refahı ve kamu harcamasını destekleyen Brexit yanlısı eski İşçi Partisi seçmenleriyle bir araya getirme stratejisinin baş mimarıydı. Bu stratejinin Büyük Yeniden Açılış ve dağınık bir Brexit müzakeresinin sıkıntı ve güçlüklerinden sağ çıkıp çıkamayacağını göreceğiz.

Küresel düzeyde gündem yeniden açılma. Kapitalist devletlerin birbirleri üzerindeki rekabet baskısının kar etme mantığını dayattığı bir dünyada başka türlü olamazdı. Bu sürecin sonucunun pek çok ülkede ikinci dalga ölümler olması muhtemel. British Medical Journal’da (Britanya Tıp Dergisi) yayınlanan bir mektup Britanya’da “ikinci bir dalga”nın “gerçek bir risk” olduğunu savunuyor.[27] Covid-19’u kontrol girişimleri övülen Almanya, Çin ve Güney Kore yeni salgınların pençesinde. Covid-19’la mücadeleyi federal düzeye çekmiş görünen ABD’nin büyük bölümünde birincinin devamı olarak ikinci bir dalgadan bahsetmek zor, bazı bölgelerde tepe noktasına ulaşılırken, Kaliforniya, Teksas, Arizona, Florida ve Georgia gibi diğer yerlerde hızlanıyor.

Devletlerin devasa bütçe açıklarını sürdüremediği ve çok az ya da hiçbir güvencesi olmayan bir emek kitlesinin olduğu Küresel Güney’in büyük bölümünde, Büyük Yeniden Açılışın insanların acı çekmesi bakımından çok daha yüksek bir bedeli olacak. Bu, özellikle bulaşın katlanarak artmasına rağmen yeniden açılan Brezilya ve Hindistan gibi ülkeler için geçerli.

Üçüncü Kriz: Ekolojik Kriz

Krizin ilk iki unsuru bir üçüncüsüyle bütünleşik: kapitalizmin yarattığı ekolojik yıkım. Bu derginin önceki sayısında koronavirüsler, Ebola ve influenza gibi virüslerin hayvanlardan insanlara zoonotik transferinin sermayenin yaban hayatı istilasıyla çok daha muhtemel hale geldiği tartışmasında, Rob Wallace ve Mike Davis gibi yazarların izinden gittim. Bu istilalar hem hayvan türlerini eski habitatlardan yenilerine sürüyor hem de yaban hayatı büyük ölçekli tarımsal işletme ve kırsal işletmeler aracılığıyla metalaştırıyor; bunlar yeni virüs türlerinin gelişmesine ve bunların insan topluluklarına geçişlerine yol açabilen süreçler.[28] Benim bu yazımdan sonra Thais Borges ve Sue Branford Brazilya’da ormansızlaştırmanın ardından hastalıkların ortaya çıkışlarını takip etti ve başka bir akademik çalışma yaban hayat habitatlarının azalmasının av ve ticaret ile birlikte “hayvan-insan etkileşimi potansiyelini” artırdığı “ve zoonotik hastalıkların aktarımını kolaylaştırdığı” konusunda kanıtlar sundu.[29]

Bu çok daha kapsamlı bir ekolojik krizin bir yüzü, karmaşık ekolojik sistem ile benzer şekilde karmaşık kapitalist mantığa bağlı üretim sistemi arasındaki, John Bellamy Foster’ın adlandırmasıyla “metabolik yarık”ın sonucu.[30] Her ne kadar şimdi uzun zaman önce gibi gelse de 2019’da Greta Thunberg’den ilham alan öğrencilerin kitlesel okul grevlerini ve Londra semtlerini işgal eden Yokoluş İsyanı (Extinction Rebellion) hareketini kutluyorduk. Bu konuların belirginliği azalmadı. 2020’nin Avusturalya’da kontrol edilemeyen büyük yangınlar, Brezilya yağmur ormanı yangınları ve Endonezya’da 60 bin insanı yerinden eden sellerle başladığını unutmayalım. Yakın zamanda iklim değişikliği ile bağlantılı hava olayları, gıda kaynaklarını mahvederek ve apokaliptik son duygusunu artırarak, çekirge sürülerini Doğu Afrika, Asya ve Orta Doğu boyunca sürdü.

Yeni Küresel Düzensizlik

Bu üçlü kriz küresel politik sistemi daha da parçalamaktadır. Trump’ın ortaya çıkışı ABD hegemonyasının düşüşünün hem bir semptomu hem de hızlandırıcısıdır, ama şimdi küresel liderlik yapma iddiası dağılıyor. Trump’ın Mayıs ayında ABD’nin Dünya Sağlık Örgütü’nden çekileceği beyanı bunun örneğiydi. ABD hegemonyasının zayıflaması emperyalistler arası gerilimin daha da artmasına neden oluyor. Bunun en belirgin işareti ABD-Çin ilişkilerinin bozulmaya devam etmesi; ama ayrıca Çin ve Hindistan arasında henüz küçük çaplı olsa da Batı Himalayalar’daki sınırda ölümcül çatışmalar yaşanıyor. Bir de ABD ve Avrupa Birliği arasında ticaret konusunda büyüyen çatışma ve Covid-19 krizinin ardından AB’nin kendi iç bölünmeleri var. Wolfgang Münchau’nun iddia ettiği gibi:

ABD kendi teknoloji şirketlerinin tekel karlarını dünyanın geri kalanının vergilendirmesini istemiyor. Almanlar, Rusya ile kirli bir doğalgaz boru hattı anlaşmasını kararlı bir biçimde sürdürmek istiyor. AB otomotiv endüstrisini yabancı rekabetten koruyor, ancak Donald Trump Avrupa otomobil ithalatını aynı şekilde tehdit ettiğinde nefes nefese kalıyor. Bunlar hızla yaklaşan transatlantik ticaret çatışmalarının işaretleridir.[31]

Başka bir değişle ırkçılık ve kapitalizmi sürdüren diğer baskı formlarının eşlik ettiği sermaye ve emek arasındaki yapısal çatışmanın derinleşmesi yanında sermaye ve devletler arasındaki yatay çatışmanın derinleşmesine şahit oluyoruz. İkincisi, büyük şirket kesimleri ile Trump yönetimi veya Brexit tarafından kışkırtılan bütün gerilimleriyle birlikte kapitalist devletler, sermaye ile karşılıklı bir ilişkiye mahkum olarak son kertede rakipleriyle birikim ve kar elde etmek için en uygun koşulları yaratmak üzere yarışıyorlar.[32] Bu bağlamda kapitalist sistem ya da kapitalist devletler için kabul edilebilir olana uyum sağlayacak bir politika ortaya çıkan mücadeleleri küçümseyecektir.

Gerçekten de hareket ne kadar yükselirse ana akım solun temsilcileri o kadar küçülmüş görünüyor. Britanya’da İşçi Partisi lideri olarak Jeremy Corbyn’in halefi olan Sir Keir Starmer’dan, BLM göstericilerinin Bristol’da köle taciri Edward Colston’un bir heykelini devirip limana attıkları muhteşem an hakkında yorum yapması istendi. Starmer “tamamen yanlış” yaptıkları görüşünü bildirdi.[33] Muhtemelen bir komite kibarca kaderini tartışırken, sökülüp atılan heykelin yeniden dikilmesini isterdi.

Ne yazık ki bu tekil bir hadise değil. Johnson hükümetinin ekonomiyi yeniden açma girişimlerinin ilk safhası, aileleri işe geri dönebilsin diye öğrencileri ilkokullara dönmeye zorlamaktı. Ulusal Eğitim Sendikası üyeleri için 20 bin kişilik çevrimiçi organizasyon toplantısı düzenleyerek öğrencileri yeniden kabul etmek için hazırladıkları bir dizi güvenlik koşulu koydu. Öğretmenler ve velilerden gelen direnç okulları yeniden açma programını Johnson için utanç verici bir başarısızlık haline getirdi; 18 Haziran’a kadar öğrencilerin sadece %12,2’si okula devam ediyordu.[34] Yine de Starmer kendini bu hareketin karşısında konumlandırdı. İşçi Partisi liderliğini kazandıktan sonraki ilk girişimleri hükümetin okulların yeniden açılmasını öncelemesi talebiydi.[35] Ardından haziran ayı sonunda büyük ihtimalle kabinesinin en sol-kanat üyesi olan gölge eğitim sekreteri Rebecca Long-Bailey’i görevden aldı. Bahanesi sosyal medyada aktör Maxine Peake ile ortak bir röportaj yapmasıydı. Röportajda Peake, George Floyd’u öldürmek için kullanılan boyuna dizle bastırma tekniğinin ABD polisine İsrail gizli servisi ile birlikte eğitimleri sırasında öğretildiğini öne sürdü. Peake’in iddialarının detayları yanlış olabilir, gerçi Uluslararası Af Örgütü’nün işaret ettiği gibi ABD polisinin İsrail güvenlik güçleriyle birlikte eğitim yaptığı kesinlikle doğru. Ancak böylesi bir iddianın “antisemitik komplo teorisi” olduğu fikri, İsrail’in en hafif eleştirisinin bile antisemitizm teşkil ettiği fikrini onaylamaktır. Bu tabi ki Corbyn ve daha geniş solun itibarını sarsmak ve Filistin ile dayanışmayı zayıflatmak için kullanılan önemli bir taktiktir.[36] Starmer’ın sola saldırması tesadüfi değil; bu yöntemlerle İngiliz kapitalizminin gelecekteki yöneticisi olarak güvenilirliğini artırmaya çalışıyor.

ABD’de başkanlık seçimlerinde Demokrat adaylığı için yarışmış olan solun adayı Bernie Sanders, polis departmanının ödeneklerinin kesilmesi çağrısını reddetti. Ayrıca Siyah Hayatlar Önemlidir hareketine karşı Delaware’daki bir toplantıda polisin kalbe değil ayaklara ateş etmesi için eğitilmeleri gerektiğini söyleyen Demokrat başkan adayı Joe Biden’ı destekledi.[37] Utanç verici başka bir konuşmasında Biden, siyah seçmenlere eğer Trump’a oy verirlerse “siyah olamayacakları”nı söylemişti.[38] İspanya’da radikal sol-kanat oluşum Unidas Podemos sosyal demokrat Sosyalist Parti (PSOE) ile kurduğu koalisyonla iktidar ortağı oldu. Podemos’un krize yanıtı parti lideri Pablo Iglesias’ın deyimiyle ulusal bir “yeniden yapılandırma planı” etrafında “geniş bir toplumsal uzlaşı”ya kayış oldu. Ayrıca demokrasiye geçiş sırasında Francisco Franco diktatörlüğü altında zenginleşenleri koruyan 1978 anayasasından eskiden beri süregelen kopuş talepleri ile arasına mesafe koydu.[39]

Tabi ki milyonlarca insan Starmer, Biden ve Iglesias gibilerine bakmaya devam edecek. Çoğu onlara oy verecek; hedefleri bu politikacıların sunabileceğinin ötesine uzanan hareketlere katıldıklarında bile. Ancak bu hareketler içinde kapitalizmi yıkmayı hedefleyen politik akımların varlığı her zamankinden daha acil. Bu nedenle yılllarca Karl Marx’ın Kapital’inin popüleritesini artıran en önemli figürlerden David Harvey’in şunu tartıştığını duymak üzücü:

Sahip olabileceğiniz bir tür fantezi… kapitalist sistemi yok edebileceğimiz … şu an bu imkansız. Sermaye başarısız olmak için çok büyük. Çok baskın ve bizim için çok gerekli… başarısız olmasına izin veremeyiz. Onu desteklemek ve yeniden organize etmek için ve belki de çok yavaş bir şekilde değiştirmek için biraz zaman harcamak zorundayız.[40]

Harvey’in ana fikri kapitalizmin insanların geçim kaynaklarıyla ona meydan okuma riskini almak için çok fazla iç içe geçtiği gibi görünüyor. Doğru, yakın gelecekte kapitalizmin yıkılma olasılığı çok düşük.[41] Buna rağmen temel anti-kapitalist argümanlar geçerliliğini koruyor: İnsanlık için gerekli olan mal ve hizmetlerin üretimi ve tüketimi -açıkçası pek çok güçlükle ve ancak kapitalist devletin devrimci bir şekilde yıkılmasının ardından- temel olarak sermayenin mantığından koparılabilir. Alex Callinicos’un Harvey’e cevap olarak yazdığı kısa ve öz yazıdaki gibi: “David, sermaye akımı ile bu akımı mümkün kılan kullanım değerine sahip metaların dolaşımını birbirine karıştırıyor; Marx’ın Kapital’i hakkında böylesine derin bir bilgiye sahip birinin yapmaması gereken, çok temel bir hata”.[42]

Harvey’in ima ettiğinin tersine, devrimci sosyalizm politikaları direniş hareketlerini zayıflatmıyor ya da onları boş bir ütopik çöle sürmüyor. Salgın koşullarının 2019’u karakterize eden türden güçlü sistem karşıtı isyanların olma olasılığını yok etmediğini gösterdiği bu zamanlarda bu politika, bu hareketlere nihayetinde sermayenin yıkıcı mantığını kırabilecekleri ve insanlığı karşı karşıya olduğu derinleşen yıkımdan kurtarabilecekleri umudunu sunuyor.[43]

Joseph Choonora

Çeviri: Simin Gürdal

Yazının orijinali http://isj.org.uk/a-triple-crisis sayfasında yer almaktadır.


Yazar Hakkında

Joseph Choonora, International Socialism Dergisi’nin editörü ve A Reader’s Guide to Marx’s Capital (Bookmarks, 2017) ve Unravelling Capitalism: A Guide to Marxist Political Economy (2. baskı: Bookmarks, 2017) kitaplarının yazarıdır.


Notlar

1. Benjamin, 2006, s402. Talat Ahmed, Anne Alexander, Richard Donnelly ve Peter Dwyer’a taslak üzerine yaptıkları yorumlar için teşekkürler.

2. Snow, 2020.

3. Harmon ve Tavernise, 2020; Parker, Horowitz veAnderson, 2020. Bu, bir slick video yayınlayan Nike dahil bazı şirketlerin Siyah Hayatlar Önemlidir hareketini aceleyle desteklemelerini kısmen açıklıyor. Üretimini Küresel Güney’de beyaz olmayan ucuz emek çalıştıran taşeronlara yaptıran bir şirketin ırkçı ve emperyalist yapılara karşı mücadele eden bir hareket hakkında yorum yapması kayda değer!

4. Grant, 2020.

5. Harmon ve Tavernise, 2020. 

6. Bkz Brophy, 2002.

7. Burada bile Trump küçük düşürüldü. Genç K-Pop hayranları ve TikTok kullanıcıları miting biletlerini topladılar, aslında gitmeye hiç niyetleri yoktu. Stadyumun yarısı boştu. Konuşmanın kaydı için bakınız https://www.rev.com/blog/transcripts/donald-trump-tulsa-oklahoma-rally-speech-transcript

8. Choonara, 2020a, s3.

9. ONS, 2020a.

10. Younge, 2020.

11. Ford, Reber ve Reeves, 2020. Latinx “Latino” ya da“Latina” gibi cinsiyet temelli kavramlar yerine kullanılan terim.

12. ONS, 2020b.

13. Bkz. Wise, 2020.

14. ONS, 2020c; Wise, 2020. ONS çalışması aynı zamanda 2011 ulusal sayımından sosyo-demografik verileri kullandı.

15. Ray, 2020.

16. Brody ve diğerleri, 2014.

17. Giles, 2020.

18. Strauss, 2020.

19. Choonara, 2018.

20. Meadway, 2020.

21. Rayner ve Mikhailova, 2020.

22. Arnold, 2020.

23. Davies, 2020.

24. www.ipsos.com/ipsos-mori/en-uk/britons-least-likely-believe-economy-and-businesses-should-open-if-coronavirus-not-fully-contained

25. Veriler www.opinium.co.uk

26. Cummings’in saçmalıklarından örnekler için bloğuna bakınız: https://dominiccummings.com

27. Adebowale ve diğerleri, 2020.

28. Choonara, 2020a, s10-18.

29. Borges ve Branford, 2020; Johnson ve diğerleri, 2020.

30. Foster’ın çalışmaları üzerine daha fazlası için Martin Empson’ın bu sayıdaki tanıtımına bakınız.

31. Münchau, 2020.

32. Devletlerin kapitalist sistemin entegre bir parçası olarak tanımlanması nedeniyle Michael Roberts’ın güncel krizden çıkışın yolu olarak devlet planlamasını gösterdiği aksi takdirde çok başarılı olan makalesini sorguluyorum. Donny Gluckstein bu sayıdaki makalesinde tartıştığı gibi, nihai sınırda, eğer devletler diğer devletlerle rekabet içinde ekonomiyi ulusal temelde organize ederlerse sonuç sosyalizm değil “devlet kapitalizmi” olur.

33. Chappell, 2020.

34. https://explore-education-statistics.service.gov.uk/find-statistics/attendance-in-education-and-early-years-settings-during-the-coronavirus-covid-19-outbreak/2020-week-25

35. Stewart, 2020.

36. Bkz Ferguson, 2019; antisemitizmin silah olarak kullanılmasına karşı muhteşem bir karşı argüman.

37. Jacobs, 2020.

38. Sky News, 2020.

39. Díaz, 2020.

40. Kayıt linki: http://traffic.libsyn.com/anticapitalistchronicles/ACC.December.2019.p1.mp3

41. Üçlü kriz bağlamında devrimci solun göreli zayıflığı, çoğu ülkede işyerlerindeki sınıf mücadelesinin sürmekte olan düşük düzeyi ve Siyah Hayatlar Değerlidir gibi hareketlerin ortaya çıkışını International Socialism’in gelecek sayılarında ele almaya devam edeceğimiz önemli konular.

42. Facebook mesajı; 23 Haziran 2020. Harvey’nin kapitalizm kavrayışı ve onun politik sonuçları arasında mantıksal bir bağ var. Bir süredir, kapitalizmi üretimin dolaşımdan önce geldiği bir sistem olarak görmekten uzaklaşıp post yapısal bir jargon kullanarak kompleks bir ekosistem -“assemblage”- tanımlıyor. Üretim noktasında yoğunlaşan işçi sınıfının herhangi bir özel rolünü azaltıyor, bu giderek artan kompleks sistemden bir noktada kopuşun gerçekleşebileceğini görmeyi zorlaştırıyor. Harvey’nin kapitalizmi kavrayışı üzerine daha fazlası için bakınız Callinicos ve Choonara, 2016.

43. 2019 ayaklanma dalgası hakkında bakınız Choonara, 2020b.


Referanslar

Adebowale, Victor, and other authors, 2020, “Covid-19: Call for a Rapid Forward Looking Review of the UK’s Preparedness for a Second Wave—An Open Letter to the Leaders of all UK Political Parties”, British Medical Journal (23 June), www.bmj.com/content/369/bmj.m2514

Arnold, Martin, 2020, “ECB Warns of Challenge for Eurozone from Soaring Public Debt”, Financial Times (26 May), www.ft.com/content/4d60cbfd-722e-4eee-af4a-50198321e0f8

Benjamin, Walter, 2006 [1940], “Paralipomena to ‘On the Concept of History’”, Selected Writings, volume 4 (Belknap Press).

Borges, Thais, and Sue Branford, 2020, “Rapid Deforestation of Brazilian Amazon Could Bring Next Pandemic: Experts”, Mongabay (15 April), https://tinyurl.com/ybqdjwbg

Brody, Gene H, Man-Kit Lei, David H Chae, Tianyi Yu, Steven M Kogan and Steven R H Beach, 2014, “Perceived Discrimination among African American Adolescents and Allostatic Load: A Longitudinal Analysis with Buffering Effects”, Child Development, volume 85, number 3.

Brophy, Alfred L, 2002, Reconstructing the Dreamland: The Tulsa Riot of 1921 (Oxford University Press).

Callinicos, Alex, and Joseph Choonara, 2016, “How Not to Write about the Rate of Profit: A Response to David Harvey”, Science & Society, volume 80, number 4, https://guilfordjournals.com/doi/pdf/10.1521/siso.2016.80.4.481

Chappell, Elliot, 2020, “It Was ‘Completely Wrong’ for Protesters to Pull Down Colston Statue, Says Starmer”, LabourList (8 June), https://labourlist.org/2020/06/it-was-completely-wrong-to-pull-down-colston-statue-says-starmer

Choonara, Joseph 2018, “The Political Economy of a Long Depression”, International Socialism 158 (spring), http://isj.org.uk/the-political-economy-of-a-long-depression

Choonara, Joseph, 2020a, “Socialism in a Times of Pandemics”, International Socialism 166 (spring), http://isj.org.uk/socialism-in-a-time-of-pandemics (Türkçe çevirisi: Salgın Zamanında Sosyalizm; https://marx-21.net/?p=1483)

Choonara, Joseph 2020b, “A New Cycle of Revolt”, International Socialism 165 (winter), http://isj.org.uk/a-new-cycle-of-revolt; Türkçesi: https://marx-21.net/?p=1322

Davies, Gavyn, 2020, “Will Public Debt Be a Problem when the Covid-19 Crisis is Over?”, Financial Times (21 June), www.ft.com/content/da150515-a5e9-4237-9b70-757dd958bf0d

Díaz, Sato, 2020, “Unidas Podemos’s Changing Strategy in Government: From Disruption to Consensus”, Rosa Luxemburg Stiftung (4 July), www.rosalux.eu/en/article/1698.unidas-podemos-is-changing-strategy-in-governement.html

Ferguson, Rob, 2019, Antisemitism: The Far Right, Zionism and the Left (Bookmarks).

Ford, Tiffany, Sarah Reber and Richard V Reeves, 2020, “Race Gaps in Covid-19 Deaths are even Bigger than They Appear”, Brookings Institute (16 June), https://tinyurl.com/yap5k92p

Giles, Chris, 2020, “BoE Warns UK set to Enter Worst Recession for 300 Years”, Financial Times (7 May), www.ft.com/content/734e604b-93d9-43a6-a6ec-19e8b22dad3c

Grant, Meilissa Gira, 2020, “The Rush to Redefine ‘Defund the Police’”, The New Republic (9 June), https://newrepublic.com/article/158104/rush-redefine-defund-police

Harmon, Amy, and Sabrina Tavernise, 2020, “One Big Difference about George Floyd Protests: Many White Faces”, New York Times (12 June), www.nytimes.com/2020/06/12/us/george-floyd-white-protesters.html

Jacobs, Emily, 2020, “Biden: Officers Should Train to Shoot Attackers ‘in the Leg Instead of the Heart’”, New York Post (2 June), https://nypost.com/2020/06/02/biden-suggests-officers-shoot-in-the-leg-rather-than-to-kill

Johnson, Christine K, Peta L Hitchens, Pranav S Pandit, Julie Rushmore, Tierra Smiley Evans, Cristin C W Young and Megan M Doyle, 2020, “Global Shifts in Mammalian Population Trends Reveal Key Predictors of Virus Spillover Risk”, Proceedings of the Royal Society B, volume 287, issue 1924.

Meadway, James, 2020, “The Government is Showing Its Economic Hand—and the Left Will Need a Smart Response”, Novara Media (4 June), https://novaramedia.com/2020/06/04/the-government-is-showing-its-economic-hand-and-the-left-will-need-a-smart-response

Münchau, Wolfgang, 2020, “A Truly Ugly Transatlantic Trade War is Looming”, Financial Times (21 June), www.ft.com/content/39f0700b-4534-40b2-a747-19cade45558e

ONS, 2020a, “Effects of Taxes and Benefits on UK Household Income: Financial Year Ending 2019”, Office for National Statistics (23 June), https://tinyurl.com/ycye2hku

ONS, 2020b, “Coronavirus (Covid-19) Related Deaths by Ethnic Group, England and Wales: 2 March 2020 to 10 April 2020”, Office for National Statistics (7 May), https://tinyurl.com/ydem62x7

ONS, 2020c, “Coronavirus-related Deaths by Ethnic Group, England and Wales Methodology”, Office for National Statistics (7 May), https://tinyurl.com/ybwb3lxz

Parker, Kim, Juliana Menasce Horowitz and Monica Anderson, 2020, “Amid Protests, Majorities across Racial and Ethnic Groups Express Support for the Black Lives Matter Movement”, Pew Research Centre (12 June), https://tinyurl.com/ycslfon5

Ray, Rashawn, 2020, “Why are Blacks Dying at Higher Rates from Covid-19?”, Brookings Institute (9 April), www.brookings.edu/blog/fixgov/2020/04/09/why-are-blacks-dying-at-higher-rates-from-covid-19

Rayner, Gordon, and Anna Mikhailova, 2020, “Exclusive: Treasury Blueprint to Raise Taxes and Freeze Wages to Pay for £300bn Coronavirus Bill”, Daily Telegraph (12 May), www.telegraph.co.uk/politics/2020/05/12/exclusive-treasury-blueprint-raise-taxes-freeze-wages-pay-300bn

Sky News, 2020, “Joe Biden Apologises After Telling Radio Host ‘You Ain’t Black’ If You Support Donald Trump”, Sky News (23 May), https://news.sky.com/story/joe-biden-tells-radio-host-you-aint-black-if-you-support-donald-trump-11993035

Snow, Anita, 2020, “AP Tally: Arrests at Widespread US Protests Hit 10,000”, Associated Press (4 June), https://apnews.com/bb2404f9b13c8b53b94c73f818f6a0b7

Stewart, William, 2020, “Coronavirus: Prioritise Reopening Schools, Says Starmer”, TES (15 April), www.tes.com/news/coronavirus-prioritise-reopening-schools-says-starmer

Strauss, Delphine, 2020, “More than a Fifth of UK Employers Plan Redundancies”, Financial Times (18 May).

Wise, Jacqui, 2020, “Covid-19: Known Risk Factors Fail to Explain the Increased Risk of Death among People from Ethnic Minorities”, British Medical Journal (11 May), www.bmj.com/content/369/bmj.m1873

Younge, Gary, 2020, “We Can’t Breathe”, New Statesman (3 June), www.newstatesman.com/politics/uk/2020/06/we-cant-breathe